Futbol, spor sever insanların hayatından çıkaramayacağı bir gerçek. Heyecan dolu dakikalarda gösterilen performanslar, yaşanan olaylar oynanan maçları daha da önemli ve unutulmaz kılıyor. Özellikle şehir derbilerinde yaşanan kıyasıya mücadele, kimi zaman tehlikeli boyutlara ulaşsa da çoğu zaman taraftarlar ve oynanan futbolla beraber izleyen kişilere büyük keyif veriyor. Dünyada futbol aşığı çok insan var ama kimi … Okumaya Devam Et

“Gerçekleri Tarih Yazar Tarihi de Galatasaray” Galatasaray’ı sizlere anlatmak için belki de bir ansiklopedi yazmak bile yetmez. Öyle bir takım ki rakiplerin korkulu rüyası, neredeyse tüm kupalarda türk takımlarına üstünlük sağlamış bir takım. Galatasarayın kurucusu Ali Sami Yen’in bir sözü vardır “Amacımız İngilizler gibi toplu halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve … Okumaya Devam Et

2013’ü geride bırakırken geçtiğimiz aylarda spor karşılaşmalarına damgasını vuran en eğlenceli 1o anı sizler için hazırladık. Hayvanların da dahil olduğu bu anları izlerken onların neler yaptıklarına inanamayacaksınız. Sahaya fırlayan köpekler, golf sahasına baskın yapan kangurular ve basketbolda harikalar yaratan su samurunun sevimli hallerini keyifle izleyeceğinizi umuyoruz. 1-  Bu iki küçük Labrador yavrusunun Galatasaray – Aalen … Okumaya Devam Et

Taraftar gece gündüz çalışıyor!

 

Galatasaray taraftarı, Fenerbahçe derbisindeki sürpriz için çalışmalarını sürdürüyor.

Fatih Terim ve futbolcuların Şampiyonlar Ligi kupasına yürüdüğü 3 boyutlu koreografinin ardından çıtayı daha da yükselten Galatasaray taraftarı, Fenerbahçe derbisindeki sürpriz için çalışmalarını sürdürüyor.

Melo ve Eboue gibi isimlerin ağırlıklı olarak kullanılmasının planlandığı organizasyon için Türk Telekom Arena Stadı’nda gece gündüz demeden prova yapılıyor.

Derbi biletleri de çıktığı gibi tüketilirken, statta tam bir şampiyonluk havası estirileceği belirtildi. Taraftarların takımı Florya’dan yine tezahüratlar eşliğinde uğurlaması ve maç dönüşünde de meşalelerle karşılaması bekleniyor.

 

THY Euroleague’de bu yıl hiçbir takımın mağlup edemediği CSKA Moskova’yı 68-64 mağlup eden Galatasaray Medical Park, son sekize kalma yolunda dev bir adım attı.

 

Abdi İpekçi Spor Salonu’ndaki karşılaşmanın son periyodunda güçlü Rus rakibini 10 sayıda tutmayı başaran Sarı-Kırmızılılarda 22 sayı atan Josh Shipp gecenin en skorer oyuncusu olurken, Luska Andric 16 sayı- 7 ribaundla oynadı. Jamon Lucas da 8 sayı- 6 ribaund- 5 asistlik performansıyla büyük alkış aldı. Alexey Shved ve Sasha Kaun’un 11’er sayı attığı konuk ekipte ise Andrei Kirilenko 10 sayı- 4 ribaund- 2 asist üretti.

 
Muhteşem bir atmosferde başlayan maçın ilk sayılarını Luska Andric serbest atış çizgisinden kaydetti. Milos Teodosic’in üçlüğüyle öne geçen CSKA Moskova, Andric’in şık smacına engel olamadı. Jamon Gordon’ın turnikesinden sonra Rus ekibi Andrey Vorontsevich’in katkısıyla skoru eşitledi: 8-8. Fakat Galatasaray Medical Park, Sasha Kaun’un gayretine rağmen ilk periyodu Josh Shipp’in arka arkaya sayılarıyla 15-13 önde tamamlamayı bildi. Konuk takım ikinci çeyrekte Kaun ile pota altında etkili olurken, temsilcimiz Shipp – Lakovic ikilisiyle isabetler buldu.
 

CSKA Moskova, Ramunas Siskauskas’ın üçlüğü ve Kaun’un basket faulüyle öne geçtikten sonra Siskauskas bir üçlük daha atarak farkı 6’ya çıkardı. Sarı-Kırmızılılar, aldıkları moladan Jaka Lakovic’in basketiyle dönse de Alexey Shved’in yanıtı gecikmedi. Suskunluğu Andric’in smacıyla bozan ev sahibi, Andrei Kirilenko’nun boş bir atış bulmasını önleyemedi. Cevher Özer’in sol dipten soktuğu üçlüğü de yine Shved cevapladı ve devre 31-36’lık skorla kapandı.

 

Üçüncü periyoda hızlı başlayan CSKA Moskova, Andrey Vorontsevich – Andrei Kirilenko – Nenad Krtic üçlüsüyle farkı 10’a yükseltince başantrenör Oktay Mahmuti mola istedi. Molanın ardından hızlı hücumlarla toparlanan Galatasaray Medical Park’ta Josh Shipp sorumluluk aldı ve takımının serisine 11-2’ye taşıyıp durumu 46-50 yaptı. Alexey Shved sayesinde nefes alan Rus ekibine Cevher Özer ve Göksenin Köksal art arda isabetlerle yanıt vererek temsilcimizi 51-50 öne geçirdi. Cevher son 52 saniyede iki basket daha buldu ve Sarı-Kırmızılılar final çeyreğine 55-54 üstünlükle girdi.
 

Dördüncü periyotta Josh Shipp ve Ender Arslan’ın sayıları farkı 5’e çıkardı. Kirilenko ve Krstic’in isabetleri skoru 61-59’a getirdikten sonra Jamon Lucas iki kritik basketle farkı 6’ya yükseltti. Ancak Milos Teodosic hemen bir üçlük buldu ve son 50 saniyeye 65-62’lik skorla girildi. Ne var ki Sırp oyun kurcu aynı başarıyı serbest atış çizgisinde gösteremedi ve Galatasaray Medical Park, taraftarlarının büyük desteğiyle tarihi bir zafer kazandı: 68-64.

 

SALON: Abdi İpekçi

HAKEMLER: Jose Martin (İspanya), Antonio Conde (İspanya), Roberto Chiari (İtalya) …

Galatasaray 2011-2012 futbol sezonu için, Nike firması ile sponsorluk anlaşması imzalamıştı. Nike firmasının Hollanda’daki fabrikasında tasarlanan Galatasaray formaları ile ilgili yazıyı buradan okuyabilirsiniz .

Yeni Galatasaray formaları www.yalispor.com.tr adresinde satışa sunuldu.

yalispor

 

yalispor

yalispor

yalispor

Bugün Hollanda’nin altini üstüne getirdik ve sonunda formalarimizin üretildigi, tasarlandigi Nike fabrikasina vardik. Hilversum sehrine daha önceden bilgi vesaire almak için gitmek istemistim ve nihayet gidebildim. Müthis bir gün geçirdim orada. Aslinda dünden yazmak istemistim böyle bir süpriz ile karsiniza çikacagimi, ama olsun. Iste yasadiklarim…

Güne süpriz bir gelisme ile basladim. Oturdugum sehir Tiel, Tiel-Utrecht arasi trenlerinde ariza varmis, bu demek oluyordu ki otobüs ile gitmem gerekecek ve yolculugum en az 1 saat daha fazla zaman alacakti. Buna da eyvallah diyerek yolumuza devam ettik. Daha sonra Utrecht, ve oradan da Hilversum’a vardik. Hilversum istasyonunda çikar çikmaz karsimiza bi tabela çikti; Nike’in Swoosh logosu, altinda Nike’in bu devhasa fabrika ve bürolarinin nerde oldugunu gösteren isaretler.

O an içimi zaten bi heycan aldi. Takip ettigimiz isaretler bizi önce Nike ‘in tesislerine götürdü. Aldigimiz bilgilere göre Hollanda milli takimi da zaman zaman antrenmanlarini burda gerçeklestiriyormus.
Biraz ilerledik ve karsimiza bizi ‘ Welcome ‘ ile karsilayan bi tabela gördük.

 


‘ Oyun ‘ kurallarimiza uyunuz diyorlardi kendisi bizlere.
Burada ya düz gidip store’a ulasacaktik yad a sol yapip her seyin döndügü yere gidecektik. Haliyle sola gitmeyi tercih ettim. Meydan’a çiktik ve karsimiza önce Eric Cantona’nin ofisi çikti. Herhalde sirf isim kullanilmistir diyecektim ki camlardan görünüyordu kendisi. Çalisanlar ile görüsmekteydi. Nike ‘in gelecek projelerini mi görüsüyorlardi acaba ?


Bayraklar asiliydi, Nike’in olmazsa olmaz ikonu Ronaldo çikti karsimiza.

Öncelikle bunlar çekti tabii ilgimizi, ama daha sonra farkina vardik ; girilmesi yasak bi yere girmisiz. Bu resimleri çekerken karsimda güvenlikçiyi buldum. Kibarca uzaklasmamizi istiyordu. Uzaklardan geldigimizi söyleyince yumusadi kendisi. Daha sonra gezdirmeye basladi bizi. Kötü olan ise telefonumuzu cebimize sokmamizi istedi, ki resim çekmeyelim..
Bize normalde davet ile içeri girildigini söyledi. Öyle ki, KNVB ( Hollanda futbol federasyonu ) yetkilileri henüz yeni ayrilmisti oradan. Biz güvenlikçiyle iyi bir muhabbete koyulunca kendisi bizi içeri aldi, sagolsun. Bizi giriste bekletti ve daha sonra sag tarafimizda duran bir koridordan yürüttu. O an içim gitti.

FC Barcelona, Manchester United, Arsenal , Celtic ve niceleri.. Hepsinin ayri ayri ofisleri vardi. Içinde ise çalisanlari, tasarimcilari , üretim asaminda olan formalari ve diger ekipmanlarinin ilk örnekleri karsimiza çikiyordu. Çok konstantre çalisiyorlardi, halbuki gelecek sezon için hersey hazirdi zaten. Ögrendik ki iki sezon sonrasi hazirlaniyormus*_*. Yani 12 – 13 sezonu formalari, ekipmanlari vesaire tasarlanmisti bile. Tabii bunlari bize göstermekten kaçindilar, zaten davetli de degiliz, ne haddimize.

Odalari tek tek geçerken aklimda acaba Galatasaray ‘ imiz için özel yapilan bir ofis yahut oda var midir diye düsündüm. Koridorun sonuna yaklasmistik ki o asaletli logo’muz kapinin üzerinde. Sasirdim tabii, henüz Nike’a yeni dahil olan Galatasaray’imiza özel bi yer ayrilmis. Girmek istedik ama içeriye almiyorlar, camlardan görüldügü kadar bakabiliyorum. Yeni parçali formamiz ( 2) , bir polo ve bilgisayar arkasinda çalisan kisileri görebildim sadece.

Parçali formadan iki tane vardi. Zaten pek göremiyodum camdan dolayi, fakat birisinin sari-kirmizi digerinin ise kirmizi-sari oldugunu görebildim. Polo ise Nike’in gelecek sezon için hazirladigi antrenman ürünlerinden bi tanesiydi. Bakinirken güvenlikçi zaten bizi götürmek istedi oradan. O anda odadan Hollandali bir adam çikti. Kendisi tasarimcimiz ya da herseyi elden geçiren kisilerden biriydi heralde. Merak ile kendisine soru yöneltip yöneltemeyecegimi sordum. O da hosgörü ile tabii dedi.

3 forma hazirlandi dedi bana. Klasiek dedi, yani parçali olsa gerek. Away beyaz ve alternatief siyah dedi. 4th varmi dedim, cevap vermedi baska bir konuya daldi. Bir kaç hafta önce yöneticiler gelmis bakmaya. Benim ilgimi çeken ise su oldu: söyledigine göre formalar bir çok kez tekrar tekrar tasarlanmis. Yönetim begenmemis sanirim. En çokta parçali. Daha fazla bilgi vermek istemedi ve kendisi uzaklasti yavastan. Son söyledigi formalarin begenilecegi yönündeydi. ‘ Forza Galatasaray hé ‘ dedi gülerek ve uzaklasti yanimizdan. Güvenlikçinin yüzünden anlamistim ki, o da bizim artik gitmemizi istiyor. Tesekkür ettik ve gittik.

Dönmek gerekti artik.
Size su kadarini söyleyeyim, Nike acayip is çikarmis. Hersey çok kaliteliydi. Parçali forma ile ilgili bir kaç süphem olsa dahi. Formalarimizin gerçekten güzel olacagindan süphem yok.
Çok güzel bir tecrübeydi.

 

 

 

Kaynak