27 Ağustos 1916 yılında Almaya’da dünyaya gelen Halet Çambel,  dört çocuklu bir  ailenin üçüncü çocuğuydu. 1.Dünya Savaşından sonra Bir dönem İsviçre ve Avusturya’da yaşadıktan sonra 8 yaşında, Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte Türkiye’ye gelen Çambel’in sanata olan düşkünlüğü daha bir artmış ve İstanbul’un tarihi güzellikleri onu derinden etkilemiştir.

Peki nasıl oldu da spora merak saldı, Çambel?  Bu sorunun yanıtı da Birinci Dünya Savaşı sonrası zor yıllarda saklı.

“I. Dünya harbi çocuğuyken çok zayıftım. Hep bana ölecek gibi bakarlardı. Üst üste kazaklar ve yün çoraplar giydirirlerdi. Ben de boyle olmayacak diye evden gizlice okulda üzerimdeki kalın giysileri çıkartıp kendimi güçlendirmeye karar verdim. Ve bu arada spor yapmaya başladım.”

 

d9158c5b1d5f6f279f29f0e0c9a4ef90

Lise yıllarında okuduğu Almanca kitaplardaki Şövalyeler döneminden etkilenen, Eskrimle ilk kez lisede karşılaşan Halet Çambel bu sporda uzmanlaşmaya karar verir.

Liseden sonra kazandığı burs ile birlikte Fransa’ya giden Çambel, lisans öğrenimi sırasında boş vakitlerini eskrim ve binicilikle geçirmiştir. Okuldan kalan zamanlarda eskrimini daha da geliştiren Çambel, 1936 Yaz Olimpiyatlarında eskrim dalında Türkiye’yi temsil eden ilk Türk kadın eskrimci olmuştur.

Halet Çambel

0

Bunları da beğenebilirsin