Blogger Röportajları serimize  lunaparkqueen.blogspot.com.tr  blogunun sahibi Zümra Çelik  ile devam ediyoruz.

 banner_1200x1200

 

 

 

1. Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben Zümra Çelik, 1989 doğumlu İstanbul’da yaşayan bir avukatım. Bunun dışında nasıl birisin derseniz; yeni yerler görmeye, yeni kültürler keşfetmeye, renklere, sanata, özellikle tiyatro ve resme, yazmaya, çizmeye, kısacası bana ilham veren ve vizyonumu genişleten her şeye bayılırım.

 

2.  Blog yazmaya nasıl ne zaman başladınız ve blog sayfanızı ne sıklıkla güncelliyorsunuz?

Blog yazmaya 2011 yılında başladım ve hala aktif olarak yazmaktayım. Blogumu güncelleme sıklığım aslında zaman zaman içinde bulunduğum yoğunluğa göre değişiklik gösterebiliyor. Ancak ortalama olarak haftada iki üç yeni içerik giriyorum diyebilirim.

 

3. Hangi blogları takip ediyorsunuz?

Çok fazla blog takip ediyorum. Özellikle Cupcakes & Cashmere, Atlantic-Pasific, Style Scrap Book, Not Your Standard, Lovely Pepa, Gal Meets Glam, The Blonde Salad düşününce ilk aklıma gelen bloglar..

 

4. Blog yazmaya başlayacak moda tutkunlarına tavsiyeleriniz nelerdir? Nereden başlamalılar? Nelere dikkat etmeliler?

Aslında blogumda tam bu içeriğe sahip oldukça detaylı ve çok ilgi gören “Yeni Bloggerlara Tavsiyeler” başlıklı bir yazı var. Öncelikle onu bir okumalarını tavsiye ederim. Kısaca burada da değinmek gerekirse, özgün ve yaratıcı olmak, kaliteli içeriği istikrarlı şekilde sunabilmek çok önemli. Gerçekten dışarıdan göründüğü gibi kolay değil, sıklıkla saatlerinizi ayırmanız, özel hayatınızdan fedakarlık yapmanız gerekiyor, hele bir de full-time çalışan biriyseniz, o zaman hiç kolay olmuyor. Bu yüzden gerçekten istemek ve pes etmemek önemli. İlk başta sadece üç kişi bile okusa yazmaya devam etsinler.

 

5.Tarzınızı nasıl tanımlarsınız?

Ben aslında ruh halime göre giyinen biriyim. Ama genel olarak rahatıma düşkün biri olduğum ve farklılık yaratmayı sevdiğim için sade ve şık kombinleri tercih ederim. Genelde kombinlerime beklenmeyen bir detay ekleyerek kişisel stilimi yansıtmayı severim; bu ojemin, rujumun rengi de olabilir, ayakkabı seçimim de olabilir, herhangi bir aksesuar da olabilir. Zaten iş sebebiyle haftanın beş günü kurumsal giyinmeye dikkat ettiğim ve özel hayatımda spora çok vakit ayırdığım için hafta sonları spor kombinler tercihim oluyor diyebilirim.

 

6. Bu sezon spor giyimde ön plana çıkan özellikler nelerdir? Bunlardan hangilerini blogunuza taşımayı düşünüyorsunuz?

Spor salonlarının artık giderek ulaşılabilir hale gelmesiyle spor salonunda vakit geçiren insan sayısı arttı. Bunun dışında Nike Airmax gibi spor parçaların günlük kullanımda moda olmasıyla spor giyim iyice önem kazandı ve spor giyime talep arttı. Türkiye’de son yıllarda H&M, Mango, GAP, Oysho gibi markaların da özel spor koleksiyonları hazırladığını görüyoruz. Bu gerçekten çok güzel ve sevindirici bir gelişme. Bence bu sezon canlı renkler spor giyimde öne çıkıyor, renkli spor ayakkabılar, desenli taytlar oldukça dikkat çekici. Ayrıca rengarenk suluklar ve spora eşlik eden müzik için kocaman renkli kulaklıklar da spor kombinleri tamamlıyor. Ben de fırsat buldukça renkli spor kombinlerimi blogda paylaşmayı seviyorum.

 

7.Spor ayakkabı veya spor giyimde lovemark’larınız var mı?

Spor ayakkabıda genelde Nike ve Puma’yı tercih ediyorum. Spor giyim içinse eskiden hep Nike, Puma ve adidas’tan alışveriş yaparken artık onların yanında H&M, GAP, Oysho, Bonprix gibi markaları da tercih ediyorum. Özellikle GAP’in spor koleksiyonu Gapfit çok başarılı bence.

 

8. Online alışveriş hakkında düşünceleriniz nelerdir? Sıklıkla online alışveriş yapar mısınız?

Çok sık online alışveriş yapıyorum, neredeyse her hafta internet üzerinden bir şeyler alıyorum diyebilirim. Bazen işe giderken yolda telefonumdan bile alışveriş yaparken buluyorum kendimi. Online alışveriş hem vakit tasarrufu anlamında hem de birçok çeşide hızlıca göz atabilmek adına çok faydalı bence. Bunun dışında markalar online ortamda fiyat anlamında da önemli avantajlar sağlayabiliyor. Güvendiğiniz ve bildiğiniz sitelerden alışveriş yaptığınız sürece hiçbir sorun yaşayacağınızı düşünmüyorum.

 

9.Yalispor.com.tr’den alışveriş yaptınız mı? Yapmadıysanız ilk neyi almak isterdiniz?

Yalispor, e-bültenlerini düzenli olarak takip ettiğim ve instagramda da sıklıkla göz attığım bir websitesi. Henüz bir alışveriş yapmadım ama aklımda tabi ki bazı ürünler var. Renkli spor ayakkabılarına bayıldığım için birkaç tane daha eklemek istiyorum evdekilerin yanına 🙂 Ayrıca renkli spor taytlardan da almak istiyorum.

 

10. Peki almak isteyip alamadığınız ürünler var mı?

Tabi ki oluyor, bazı markalar maalesef her modeli ve rengi Türkiye’ye göndermiyorlar. Bunun dışında alışverişin sonu yok, artık bir ürünü beğendiğim zaman gerçekten ihtiyacım olup olmadığını  da sorguluyorum, evde artık yeni ürünleri koyacak yer bulamıyorum diyebilirim. 🙂 Bu yüzden almak istesem de almamayı tercih ettiğim ürünler de oluyor.

 

11. Blog sayfanız dışında diğer hangi mecraları kullanıyorsunuz?

Blog dışında Instagram (@zumracelik) , Facebook (Lunapark Queen), Twitter (@lunaparkqueen) ve Pinterest (Zümra Çelik) en sık kullandığım sosyal paylaşım siteleri. Ayrıca Lookbook, Chictopia, Chicisimo, Stilkolik gibi stil paylaşım sitelerindeki profillerimi de fırsat buldukça güncelliyorum.

 

12.Son olarak Yalı Spor takipçileri ile blog çekimlerinde karşılaştığınız eğlenceli bir anınızı paylaşabilir misiniz?

Benim stil fotoğraflarımı genelde kardeşim Dağcan Çelik çekiyor. Bu çekimler esnasında birkaç defa, dışarıdan izleyen ve tanımadığımız birinin gelip, kardeşime “Geç kızın yanına da biraz ikinizi çekeyim, hep sen çektin, senin hiç fotoğrafın olmayacak, yazık” şeklinde yaklaşımıyla karşılaştık. İnsanlara sokakta fotoğraf çekimi oldukça ilginç geliyor, bazen çevremizde kalabalık toplanıyor ve sorular soruyorlar. Bu yüzden mümkün olduğunda sakin yerleri tercih etmeye çalışıyoruz.

 

Okuduğunuz için teşekkür ediyoruz. Röportajlarımızın devamı için bizi takip etmeye devam edin.

 

 

 

 

0

Bunları da beğenebilirsin